Mimarlık, ev ofis dekorasyonu ve mobilya


Erken Ortaçağ Mimarlığı


Roma İmparatorluğu yönetsel işlevini yitirince, yapı yaptıracak merkezi bir hükümet de ortadan kalkmış oldu. Kamu yapılarının yapımı İS beşinci yüzyılda neredeyse durma noktasına geldi ve bu alanda 800*e kadar, yani Charlemagne*ın ortaya çıkışına kadar da önemli bir ilerleme görülmedi. Karolenj mimarisi, bilinçli olarak Roma örneklerine benzetilmesine karşın, eski imparatorluk boyunca yayılmış Roma kalıntılarıyla karşılaştırıldıklarında oldukça kabaydı. Gerçek bir Korent başlığının neye benzediği muhtemelen unutulmuştu. Roma İmparatorluğu*nun çöküşünü takip dene karışıklık yıllarında, iç bölünmeler ve dış saldırılar sürekli olarak sivil yaşamı bozdu; bu nedenle sivil ve dinsel yapı formları günlü yaşamın güvensizliğinden kaçılan ağır ve kütlesel savunma sığınaklarına ve vaat edilmiş daha iyi bir öte dünyaya açılan etkileyici kapılara dönüştü.
Roma bürokrasisinin hiyerarşik yapısını benimseyen Batı kilisesi Roma imparatorluğu*nun dağılmasından sonra da yaşamını sürdürdü. Roma piskoposu gittikçe salt diğer piskoposlar üzerinde değil, krallar üzerinde de kendi üstünlüğünü kabul ettirerek imparatorluğun pontifex maximus ya da kısaca papa denilen başpiskopos unvanına sahip oldu. Daha sonra Charlemagne, Batı Avrupa*da yeni bir imparatorluk kurarken papanın takdis etme gücünden yararlanacaktı. Ama uluslar arası merkezi siyasal otorite yok olmuştu ve Roma kamusal kurumlarının karmaşık ağı işlemez durumdaydı. yollar onarıma muhtaçtı, su kemerleri Roma*nı çevresini bataklığa çevirerek yıkılmıştı. 
Rönesans düşünlerinin aydınlık ilkçağ uygarlığıyla kendi dönemleri arasında kalan ara döneme verdikleri isimle ortaçağı bizler genellikle üç döneme ayırıyoruz;
Erken ortaçağ (450*den 900), yüksek ortaçağ (900*den 1200*e) ve geç ortaçağ (1200-1450). İlk dönem olan erken ortaçağ mimarlığı Roma İmparatorluğu*nun sonuyla bunu takip eden 500 ile 800 yılları arasında yaşanan gerçek Karanlık çağı kapsar, bu dönem dokuzuncu yüzyılda Charlemagne*ın ve Frank İmparatorluğu*nu yükselişiyle son bulur. Yüksek ortaçağ, daha kararlı bir feodal sistemin gelişmesi, Doğu*daki Müslümanlara karış yapılan sekiz Haçlı Seferinin birincisiyle çakışan tarihlerde Avrupa boyunca ticaret ve seyahatin aşama aşama yeniden başlaması ve büyük ölçekli yapıların, özellikle de kilise yapımını yeniden canlanmasıyla karakterize edilir. Bu olumlu gelişmelere karşın, yüksek ortaçağ kuzey ve doğudan gelen istilacıların sürekli saldırılarına tanık olmuştur. Macaristan*dan at üstünde gelen Macarlar, Danimarka*dan ve İsveç*ten uzun tekneler içinde gelen İskandinavlar, deniz ve nehir kıyılarındaki yerleşim bölgelerini yağmalamışlardı. Sonraki bölümün konusu olan geç ortaçağ, kentlerin doğuşuna, kiliseye ait kamusal ve özel yapıların yapımında hafif ve zarif Gotik üslubun gelişimine tanık olurken Kara Ölüm*ün getirdiği yıkımı ve Yüzyıl Savaşları*nın neden olduğu siyasal karışıklığı da yaşadı.



Erken Ortaçağ Mimarisi
Karolenj Rönesansı
Ortaçağ Ev Mimarisi ve Kaleler/Şatolar
Ortaçağ Manastırları
Romanesk Kiliseler
Hac Kiliseleri
Sığınak Mimarisi
 
Copyright 2010 | www.dekorasyonu.com
Mimarlık, ev ofis dekorasyonu ve mobilya bilgileri
Privacy Policy | Terms Of Use | Disclaimer